İthaki Yayınları’ndan açıklama: İddialar gerçek dışı, suç duyurusunda bulunacağız

İthaki Yayınları, ‘küçülme’ gerekçesi ile tazminat hakkı olmayan çalışanların işten çıkarıldığı, eski çalışanların da istifaya zorladığı iddialarının ardından bir açıklama yayınladı.

Açıklamada, “Kültürel alana yatırımın ‘çılgınca’ görüldüğü, ekonomik krizin giderek derinleştiği bir ülke ortamında, yayın faaliyetlerinin kitabevleriyle desteklenerek sürdürülebildiğini belirtmeliyiz. Bu yüzden çalışanlarımız arasında (yayınevi-kitabevi çalışanı, editör-satış personeli, temizlik personeli-büro elemanı vb.) ayrım yapmadan, ücret zammını eşit şekilde uygulamak konusunda hassas davrandığımızın bilinmesini isteriz” ifadeleri kullanıldı.

Açıklamada ayrıca ‘tazminatsız çıkarmalar yapıldığı’ iddiasının gerçek dışı olduğu belirtilerek, “İthaki, tüm çalışanlarının haklarına saygılı bir yayınevidir. Bu süreçte belirlenen ara zam oranıyla çalışamayacağını bildiren bazı arkadaşlarımız olmuştur; buna mukabil bu arkadaşlarımızın sadece biri yayıneviyle yollarını ayırmayı tercih etmiştir. Sosyal medyaya yansıdığı gibi, insan kaynaklarımıza veya yönetimimize ayrılmak istediğini resmî olarak bildiren hiçbir çalışanımız olmamıştır. Bu tasarrufu kullanmak isteyen çalışma arkadaşlarımızın tüm haklarının verileceğini/ödeneceğini söylemeye bile gerek yoktur” denildi.

Yayınevi, kişisel hakları zedeleyen, firma mahremiyetine zarar veren, yalan ve hakaret içeren açıklama ve haberler konusunda suç duyurusunda bulunacaklarını da belirtti.

‘SUÇ DUYURUSUNDA BULUNACAĞIZ

Açıklamada yer alan ifadeler şöyle:

“Umut-Sen haber sitesinde, 26 Ağustos 2023 tarihinde yayınlanan ve başka bazı haber sitelerinin de yer verdiği, ‘İthaki Yayınevi çalışanları: Tazminat hakkı olmayanlar işten atılıyor eskiler istifaya zorlanıyor’ başlıklı, eksik/yanlış bilgilerle dolu röportaj-haber sonrasında İthaki Yayınları’na karşı sosyal medyada adeta bir linç kampanyası başlatıldı. Öncelikle Umut-Sen’deki arkadaşların böyle bir haberi yaparken sürecin tarafı olarak bizden bilgi/görüş almamış olmasını habercilik etiği açısından son derece sorunlu ve kabul edilemez bulduğumuzu belirtmek istiyoruz.

Bu süreçte, belli bir noktaya kadar yayınevimize yönelik çeşitli suçlama ve iftiralara yine yayınevimizin ve çalışanlarımızın itibarını gözettiğimiz için cevap vermemeyi tercih ettik. Ama bu iftiralar öyle bir boyuta ulaştı ki art niyetli ve mesnetsiz suçlamalara karşı tüm gerçekleri açıklamak kaçınılmaz hale geldi. Okurlarımıza, dostlarımıza ve çalışanlarımıza açıklama yapmayı bir borç biliyoruz.

Haberde sözü edilen; İthaki’de ücretlerin çok düşük olduğu, sektörün gerisinde zamlar belirlendiği iddiası gerçek dışıdır. Tam tersine İthaki Yayınları uyguladığı ücret politikası ve zam oranıyla yayın dünyasının diğer kurumlarından olumlu anlamda ayrışmaktadır. Geçen Temmuz ayında da asgari ücretin yüzde 34 oranında artırılması sonrası İthaki Yayınları ve Penguen Kitabevi çalışan ücretlerinin de yüzde 35 oranında artırılması kararı alındı. Ancak çalışma arkadaşlarımızın bir kısmı ara zam oranını yeterli bulmadıklarını, en az yüzde 45 zam yapılmazsa Ağustos başında ayrılacaklarını ifade ettiler. Yapılan görüşmede; bunun enflasyon farkını esas alan bir ara zam olduğu, esas zammın Ocak ayında belirleneceği (2023 başında yüzde 55 oranında zam yapıldığını da belirtmek isteriz), yayınevi dışında 26 mağazada çalışan 500 kişiye de aynı zammın yansıtılacağı düşünüldüğünde talep edilen ara zam oranının işletme maliyetleri açısından sürdürülebilir olmadığı söylendi ancak ortak bir nokta bulunamadı. Sonuç olarak Temmuz maaşları yüzde 35 zamlı olarak ödendi. Takip eden günlerde Genel Yayın Yönetmeni arkadaşımız bu koşullarda çalışamayacağını duyurdu.

Kültürel alana yatırımın ‘çılgınca’ görüldüğü, ekonomik krizin giderek derinleştiği bir ülke ortamında, yayın faaliyetlerinin kitabevleriyle desteklenerek sürdürülebildiğini belirtmeliyiz. Bu yüzden çalışanlarımız arasında (yayınevi-kitabevi çalışanı, editör-satış personeli, temizlik personeli-büro elemanı vb.) ayrım yapmadan, ücret zammını eşit şekilde uygulamak konusunda hassas davrandığımızın bilinmesini isteriz.

Genel Yayın Yönetmeni’nin ayrıldığı bir tabloda, programlanan işleri ortaya koyabilmek, önümüzü görebilmek için tüm çalışanları bir araya toplamak zaruri hale geldi ve evden çalışma uygulaması sona erdirildi. (Bu noktada; pandemiyle birlikte çalışanlarımızın sağlık ve güvenliği için evden çalışma uygulaması başlatan ve uzun süredir bunu devam ettiren ilk yayınevi olduğumuzu belirtmekte fayda var.)

‘Tazminatsız çıkarmalar yapıldığı’ iddiası da gerçek dışıdır; hiç kimse tazminatsız işten çıkartılmamıştır. İthaki, tüm çalışanlarının haklarına saygılı bir yayınevidir. Bu süreçte belirlenen ara zam oranıyla çalışamayacağını bildiren bazı arkadaşlarımız olmuştur; buna mukabil bu arkadaşlarımızın sadece biri yayıneviyle yollarını ayırmayı tercih etmiştir. Sosyal medyaya yansıdığı gibi, insan kaynaklarımıza veya yönetimimize ayrılmak istediğini resmî olarak bildiren hiçbir çalışanımız olmamıştır. Bu tasarrufu kullanmak isteyen çalışma arkadaşlarımızın tüm haklarının verileceğini/ödeneceğini söylemeye bile gerek yoktur.

Haberde vurgulanan bir nokta da ‘çalışanların zorla, yeni açılan İçerenköy Penguen binasına çağrıldığı’ iddiasıdır. Muhasebeden dağıtıma, kurumsal iletişimden depo faaliyetine dek yürütülen çalışmalar Haziran ayında faaliyete geçen İçerenköy binasında toplanmıştır. Bu kurumsal bir karardır. Evden çalışmanın sonlandırıldığı, tüm çalışanların ofis düzenine geçeceği bir süreçte yayınevinin de aynı merkezde olmasının, çalışmaların senkronize yürütülmesi açısından son derece akılcı olduğu ortadadır. Kaldı ki çalışmaların hangi merkezde yürütüleceği her kurumun kendi takdirindedir. Röportaj-haberde sözü edilen ‘İçerenköy binasında ağır mobbinge uğranacağı’ iddiasının ise hiçbir dayanağı yoktur. Aynı haberde vurgulanan ‘uzaklık-ulaşım sorunları’ iddiasına gelirsek, metro/otobüs/minibüs duraklarının yanındaki İçerenköy Penguen binasının kime göre, nereye göre uzak olduğu değerlendirmesini sizlere bırakıyoruz.

Yine bu karalama kampanyası sırasında dile getirilen ‘İthaki’yi küçültüyorlar,’ iddiası da iyi niyetli göremeyeceğimiz bir spekülasyondan ibarettir. Okurlarımızın, dostlarımızın ve çalışanlarımızın içi rahat olsun; İthaki’nin 1997’de başlayan yolculuğu yeni yapılanma süreciyle büyüyerek, güçlenerek devam edecek. Yeni kitabevleri açma çabamızın ardında yatan maddi-manevi riskleri ve sıkıntıları ise bugüne kadar olduğu gibi bundan sonra da omuzlamayı göze alıyoruz. İthaki Yayınları olarak sektörün bir kriz içinde olduğu, sıkıştığı, kitap yayınlamanın her geçen gün daha da zorlaştığı bir ülke ortamında, yayın faaliyetlerimizi kitabevleriyle destekleyerek nefes ve yaşam alanı açma çabasını sürdüreceğiz.

Son olarak belirtmek gerekir ki; çalışanlarımızın haklarına dönük istişare ve müzakere zemini her zaman açıktır.

Bizi de üzen bu süreçte dostça eleştirileri eksiklerimizi görmek konusunda açık yüreklilikle dinlediğimizi belirtmeliyiz ancak kişisel hakları zedeleyen, firma mahremiyetine zarar veren, yalan ve hakaret içeren açıklama ve haberler konusunda suç duyurusunda bulunacağımızın da bilinmesini isteriz.

Saygılarımızla duyururuz.”

(KÜLTÜR SANAT SERVİSİ)

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir